KOBILIFE: Alacak Yönetiminde Yeni Dönem

kobilifeARS

6 Kasım 2015 tarihinde yayına giren aylık Ekonomi ve Sanayi dergisi Kobilife’ta çıkan haberimizde; alacak yönetimi konusundaki eğitimlerin, genel yönetim danışmanlığı eğitim ve hizmetlerine kesinlikle eklenmesinin önemi vurgulandı. 2015 yılının ilk 6 ayında, alacak yönetim sektörü değerlendirdik ve yeni yıl hedeflerimizden bahsettik.

KOBİLİFE
Alacak Yönetiminde Yeni Dönem 2011 yılından beri danışmanlık hizmeti veren ARS Danışmanlık, özellikle alacak yönetimi konusunda faaliyet gösteriyor. Marka yeni dönemde genel yönetim danışmanlığı hizmetlerine veya eğitimlerine de kesinlikle alacak yönetimi konusuna dair bir kısım eklenmesi gerektiğini sağlamayı hedefliyor.
Markanızın kuruluşundan ve geldiği noktadan bahsedebilir misiniz?
ARS Danışmanlık olarak şirket yönetim kadrolarına 2011’den itibaren danışmanlık hizmetleri vermekteyiz. Alacak yönetimi Türkiye’de pek bilinmeyen ama gelişmekte olan bir sektör. Şirketlerin ödemeler dengesini, bütçe planlamalarını, nakit akış göstergelerini ve gelir-gider dengelerini aslında en çok düzenleyen bir uzmanlık alanı olarak alacak yönetimi, tahsili geciken alacakların mahkeme aşamasına geçmeden önce etkin, planlı ve hızlı bir şekilde tahsil edilmesini hedefleyen aksiyonlar bütünüdür. Müşteri kaybı yaşanmadan tahsilatların yapılması ve hızlandırılması, şirket organizasyonu içerisindeki yapılanmalardan büyük ölçüde etkilenmektedir. Diğer bir deyişle, Ar-Ge, pazarlama, satış, muhasebe, finans, hukuk birimi ve elbette yönetim kadrosu arasındaki ilişkiler, ilgili birimlerdeki çalışanların yetki ve sorumlulukları, tüm alacak yönetimini etkileyen bir öneme sahiptir. Şirket yönetimlerine vermekte olduğumuz ve alacak yönetimiyle ilgili danışmanlık hizmetleri, firmaların büyüklüğüne, pazar payına, rekabet gücüne ve de verilen hizmetin/ürünün niteliğine göre her bir şirkete özgü olarak tasarlanması gerektiğine vurgu yapar. Böylece, hem şirketlerin alacak yönetimindeki maliyetlerini minimum düzeyde tutmalarını hem de etkin tahsilat uygulamalarını benimsemelerini sağlamaktayız.

Hizmet alanlarınız nelerdir? Hangi konularda şirketlere danışmanlık veriyorsunuz?
Avrupa’da genellikle ‘inkaso’ olarak bilinen alacak yönetimi, aslında ‘tahsilat ofisi’ kavramını ifade etmektedir. ARS Danışmanlık olarak biz de Türkiye’de ARSinkaso markasıyla 2011’den bugüne firmaların bu sektörü tanımaları ve öneminin farkına varmaları amacıyla pek çok özveride bulunduk. Örneğin firma kurucumuz ve genel müdürümüz Ayşe Burcu Arslan, alacak yönetimi konusunda ülkemizde farkındalık yaratmak amacıyla, Türkiye’nin pek çok ilindeki ticaret ve sanayi odalarında bilgilendirme seminerleri düzenlemektedir. Boğaziçi üniversitesi Uluslararası İlişkiler mezunu olan Arslan, Hollanda’da aldığı eğitim ve yıllarca Avrupa’da edindiği tecrübelerini Türk firmalarıyla paylaşmakta ve ‘uluslararası alacak yönetimi’ alanındaki öncü girişimlerini özellikle KOBİ düzeyindeki ihracatçılarımızla profesyonel destek sağlayarak sürdürmektedir.

2015 yılı sektörünüz açısından nasıl geçti? Yeniliklerden bahsedebilir misiniz?
Özellikle ilk 6 ay, Türkiye’deki jeopolitik riskler ve kur farkındaki ciddi dalgalanmalar yüzünden biraz sarsıntılı başladı. Üçüncü çeyrekte siyasi belirsizliklerin artması, genel olarak yaz dönemi durgunluğu ile de birleşince, ortaya pek de verimli bir tablo çıkarmadı. Gerek yurtdışına olan ödemelerini geciktiren Türk firmalarının sayısındaki artış, gerekse yurtdışındaki müşterilerden olan alacakların tahsilindeki gecikmeler, Türk firmalarını özellikle üçüncü çeyrekte daha zor bir durumda bıraktı. Elbette dünya ekonomisindeki daralma ve Amerikan Dolarının diğer para birimlerine karşı değer kazancı, uluslararası çalışan yerli ve yabancı tüm firmaların dengelerini sarstı. Firmaların ödeme önceliklerinde, her zaman ‘yurtdışındaki’ firma son sıralarda yer alır, nasılsa uzak veya kolay ötelenebilir algısıyla. Halbuki, kar marjlarının görece daha düşük oranlarda olduğu ve rekabet ortamının yüksek olduğu sektörlerde, firmaların itibarı daha da önem kazanmaktadır. Ödemelerde yaşanan her gecikme ise, bu itibarı maalesef olumsuz yönde etkilemekte ve müşteri ilişkileri açısından bazen telafisi çok zor zedelenmelere yol açmaktadır. ARS Danışmanlık olarak bizim destek verdiğimiz firmalar ise, hem tarafların ticari ilişkileri zarar görmeden mutabakatı sağlamaya yönelik çözümlerden faydalanmakta hem de müşterileri ile girmek istemeyecekleri diyalogların önüne geçerek ‘sürdürülebilir ticaretin’ temellerini koruyabilmektedir. Hem dünya ekonomisi hem de Türkiye özelinde yaşanan böylesine dalgalı ve belirsiz dönemlerde, uluslararası alacak yönetimi konusunda profesyonel yardım almak daha önemli hale gelmektedir. Hatta yurtdışındaki yeni müşterileriyle çalışmaya başlamadan önce, bu yabancı firmalara dair yaptığımız araştırma ve risk yönetim hizmetlerimizle, ileride yaşanması muhtemel tahsilat sorunlarının önüne geçilmesi de mümkün olabilmektedir. Hizmetlerimizdeki en büyük yeniliklerden biri de; bu şekilde yabancı firmaların ticari ve finansal geçmişlerine / durumlarına dair araştırma yapmak ve bilgi temin etmek gelmektedir.

Yeni dönem hedeflerinizden ve planlarınızdan bahsedebilir misiniz?
Türkiye’de şirketler her ne kadar büyük veya kurumsal olursa olsun, şirket yönetimlerindeki kişi kararlar vermesi çok kolay olmamaktadır ve en kritik kararları vermek bile bazen aylar sürebilir. Diğer bir deyişle patron şirketlerinde veya aile şirketlerinde, yeni fikirlerin anlaşılması, yeni uzmanlık alanlarının ve faydalarının benimsenmesi zaman alabilmektedir. Bu sebeple alacak yönetimi konusunda vermekte olduğumuz danışmanlık hizmetlerini özellikle yönetim kadrolarıyla bizzat görüşmek daha verimli olmaktadır. Yeni dönemde hedeflerimiz arasında ise, genel yönetim danışmanlığı hizmetlerine veya eğitimlerine de kesinlikle alacak yönetimi konusuna dair bir kısım eklenmesi gerektiğini sağlamak yer alıyor. Böylece ‘sorunlu’ veya ‘tahsil edilememiş’ alacakların biriktiği yerde destek vermek yerine; tahsili ‘geciken’ alacaklarda profesyonel çözüm ortaklığı kurmak kolaylaşacaktır. Sonuçta ücret politikamız ‘Tahsilat Yoksa Masraf Yok’ prensibine dayanmaktadır. Tahsili ‘geciken’ yurt dışı alacaklarında ise erken müdahale etmemiz hem teklif vermekte olduğumuz komisyon oranlarının düşmesi hem de tahsil kabiliyetinin artmasını sağlayacaktır. Örnek vermek gerekirse; 1 yıldan genç dosyalarımızda başarı oranımız yüzde 78’dir.

http://kobilife.com/2015/10/28/bugun-bu-alanda-155-ulkede-hizmet-verebilen-tek-firmayiz/