KURUCUMUZ AYŞE BURCU ARSLAN’IN 5 ARALIK KADIN HAKLARI GÜNÜNE ÖZEL VERDİĞİ RÖPORTAJ

Son dönemde kadınlara uygulanan şiddetlerin artması iş dünyasındaki kadınların kendilerini rahatsız hissetmesine de neden oluyor. Özellikle üst yönetici erkek olan kadın çalışanlar herhangi bir sorunları olduğunda yöneticisine gitmektense sorununu kendi halletme yoluna gider oldu.

5 Aralık Dünya Kadın Hakları Gününde kadınların sorunlarını ele almak moda oldu. Kadınların sadece bu günlerde hatırlanması yalnız kadınların değil erkeklerin de sorunu olması gerekirken erkeklerin cılız seslerle tepki vermesi maalesef ki oldukça üzücü. Her gün sokak ortasında vahşice katledilen kadınların sesini yine bir kadının anlatmaya çalışması da ona uygulanan şiddetin arasında sessizce yok olup gidiyor. Ölen ve yitirilen kadınlar her gün boy boy haber olurken ölmeden yitirilen sessizce kaderine mahkum olan çalışan ve hatta çalışmaya çalışan pek çok kadın var aramızda. Bu konu ile ilgili olarak erkek egemen bir sektörde ayakta duran ve başarılı işlere imza atan ARS Danışmanlık Şirketi sahibi Ayşe Burcu Arslan’ın fikirlerini sorduk. Arslan ”Özellikle son dönemde artan işsizliğin sebebi sanki kadınlarmış gibi gösteriliyor. Bu yüzden de kadınlar işyerlerinde çeşitli şekillerde tacizlerle iş hayatından soğutulmaya çalışılıyor. Halbuki bu kadınların tek derdi evlerine ekmek götürmek. Bunun için katlandıkları zorlukları dillendiremiyorlar bile. Bizler çalışan kadınlar olarak zorluğun değil güzelliğin olduğu bir hayata çocuklarımızı yetiştirmek istiyoruz. Bu tarz kötü durumlarla uğraşmak yerine eforumuzu sadece işimize verebilsek erkek kadın tüm çalışma hayatında birlikte yol alabilsek başarılarımızı tüm dünyaya ispatlayabiliriz aslında. Ben bu anlamda içinde bulunduğum KAGİDER ile bu tarz sorunlar yaşayan kadınların sorunlarına bizzat tanık oluyor ve destek olmaya çalışıyorum fakat bizim göremediğimiz yetemediğimiz pek çok yer ve kadın var maalesef. Kadının bir insan olduğunu unutmamak onun her hakka sahip olduğunu unutmamak sorunların ortadan kalkması demek aslında. Bunu unutmadan geleceği bakmalıyız” dedi.