Yurtdışı Alacaklarınızın Tahsilini Bize Bırakın, Siz İşinize Odaklanın

Şirket verimliliği açısından kaynakların etkin kullanımı büyük öneme sahiptir. Özellikle yurtdışında tahsili geciken alacaklar söz konusu olduğunda, pek çok şirketin finans direktörünün, dış ticaret müdürünün, hatta bazen şirket sahiplerinin devreye girerek bu süreçleri yönettiğini görmekteyiz. Halbuki esas işi ‘uluslararası alacakların takibi’ olmayan bu kişiler, kaynaklarını kendi işlerini yerine getirmeye ve geliştirmeye odaklandığında şirket verimliliği de artmaktadır.

İşi uzmanına bırakmak, alanında deneyimli ve profesyonel ekiplerle çalışmak, şirketin verimliliğine önemli katkılar sağlar. ARS Danışmanlık olarak, kuruluşumuzdan bu yana dünya genelinde kurduğumuz ve 4000’nin üzerinde kişiden oluşan iş ortaklarımız ağımızla, 155 ülkede alacak yönetim hizmetleri sunmakta ve müşterilerimizin uluslararası tahsilat sorunlarına çareler sunmaktayız. Şirketlerin geciken yurtdışı alacaklarının takibi ilgili kendi içlerinde bir ekip kurması, teknolojik ve donanımsal altyapı kurması veya kendi imkânlarıyla alacaklarını takip etmesi epey maliyetli olmaktadır. Halbuki bizimle çalışan müşterilerimiz, maliyetlerini düşürerek, yurtdışındaki alacaklarını daha etkin şekilde takip etmekte ve kısa sürede tahsilatını gerçekleştirmektedir. ‘Tahsilat Yoksa Masraf Yok’  şeklindeki ücret politikamız sayesinde, müşterilerimizin hem risk almadan fayda görmesini sağlıyoruz hem de sonuç odaklı çözümler sunuyoruz.

Uygun Tahsilat Araçlarını Belirlemek Önemli

Tahsilat stresli bir iştir. Daha doğrusu, zor gelen veya belirsizlik içeren her iş streslidir. Halbuki ARS Danışmanlık olarak, deneyimli, kalifiye ve eğitimli ekibimiz sayesinde tahsilatın süreçlerinin  nasıl etkin yürütüleceğini biliyoruz. Tahsilatın aşamalarına uygun şekilde, gereken tahsilat araçlarını kullanıyoruz. Örneğin erken tahsilat süreçlerinde telefonda tahsilata ağırlık verirken, geç tahsilat  süreçlerinde yazılı iletişim yolları olan email ve posta gönderimleriyle alacakların takibini yürütüyoruz. Bunun gibi pek çok farklı ve etkin tahsilat yönetim yollarını kullanarak, müşterilerimiz için kısa sürede ve müşteri kaybı yaşanmadan tahsilatı sağlıyoruz.

Hele bir de yurtdışı alacaklarının tahsili söz konusu olduğunda, borçlunun ülkesindeki çözüm ortaklarımız sayesinde, ilgili ülkedeki iş ve ticaret kültürüne uygun olan yaklaşımları benimseyerek ilerliyoruz. Uluslararası borçların tahsilinde, borçlunun ülkesindeki hukuki ve ticari mevzuatları bilerek hareket etmek bize büyük avantaj sağlıyor. ARS Danışmanlık olarak, borçlu firmanın bulunduğu ülkede yerleşik olan çözüm ortaklarımız sayesinde, borçlu ile kendi anadilinde iletişim kurma imkanı sağlıyor ve tahsilatı hızlandırıyoruz.

Nakit Akışı Sağlam Şirketlerin Rekabet Gücü De Artar

ARS Danışmanlık, müşterilerinin nakit akışını hızlandıracak çözümleri ayağına getirirken, onlar için stresli olan bir konuda yükünü de alır: uluslararası alacak yönetimi. Firmalar, ödeme önceliklerini belirlerken, yurtdışındaki firmaları sona bırakma eğilimindedirler. Halbuki uluslararası alanda bilinirliği yüksek olan bir tahsilat ajansı tarafından irtibat sağlanınca, artık o yurtdışındaki firma o kadar ‘uzakta olmadığını’ görür ve konuyu ciddiye alması artar.

Ayrıca uluslararası bir tahsilat ajansı tarafından temsil edilen alacaklı firmanın da, kurumsal algısı artar. Hem nakit akışı iyileşen hem de kurumsal marka imajıyla güçlenen firmalar ise rakipleri arasında öne çıkar. ARS Danışmanlık müşterilerine bu ve benzeri yollarla faydalar sağlarken, uluslararası ticarete ve ekonomiye de dolaylı katkı sağlamaktadır.

Yurtdışından Borç Tahsilatı Nasıl Yapılır?

İhracat yapan Türk şirketlerinin en sık karşılaştığı yaşadığı problemler arasında, yurtdışındaki müşterileriyle anlaştıkları vade süresinde alacaklarını tahsil edememek gelmektedir. Geciken bu uluslararası alacakların takibi noktasında ilk akla gelen ‘hukuki süreçler’ ise maalesef hem maliyetli olması, hem yıllar sürmesi ihtimali hem de tahsilat riski taşıması bakımından, haklı olarak sürekli öteleniyor. Bir yandan da yurtdışındaki müşterisini ‘kaybetmeme’ kaygısı da devreye giriyor. Sonuçta yurtdışındaki alacakların tahsil edilememesi durumunda, avukat kanalıyla yürütülen mahkeme süreçleri, artık o firmayla yeniden çalışmama anlamını da taşıyor. Bu ve benzeri sebeplerle, yurtdışında tahsili geciken alacaklar bekledikçe bekliyor, yaşlanıyor ve artık ‘tahsil edilememiş bir alacak’ haline geliyor. İşte tam bu noktada, ARS Danışmanlık, uluslararası bir tahsilat ajansı olarak erken devreye girdiğinde, geciken bu alacakların ihracatçı şirketlerin kasasına girme süresi de kısalıyor.

Alacakların Gecikmesiyle Tahsil Kabiliyeti Düşer

Fatura tarihinden itibaren 1 yıl geçen bir alacağın tahsil kabiliyetinin yaklaşık %20 olduğunu biliyor muydunuz? Geçen her gün alacaklı firmanın aleyhine işler. Yurtdışı alacakların da tahsil kabiliyetini etkileyen faktörler arasında ‘zaman’ çok büyük önem taşır. Çünkü yurtdışındaki ülkelerin de zaman aşımı süresi değişkenlik göstermektedir. Türkiye’deki borçlar için zaman aşımı süresi 10 yıl olduğu için, sanki yurtdışında da benzer süre işler gibi yanlış bir algı oluşabiliyor.

Örneğin en çok ihracat yaptığımız ülkeler arasında ilk 10 olan Almanya’da zaman aşımı süresi 2 yıl iken, İngiltere’de 6 yıldır. Amerika’da ise eyaletler arasında bile farklılık gösteren zaman aşımı süreleri 3 ile 10 yıl arasında değişmektedir. ARS Danışmanlık olarak, borç tahsilatıyla ilgili hukuki mevzuatların ülkeden ülkeye değişkenlik gösterdiğini dikkate alarak, 155 ülkedeki yerel çözüm ortaklarımızla hızlıca hareket etmeyi önemsiyoruz. 1 yıldan genç alacaklarda yakalamış olduğumuz %78 başarı oranı da bunu ortaya koymaktadır.

Yurtdışındaki Alacak Tahsil Süresi Nedir?

Mahkeme öncesi sulh yoluyla tahsilatın sağlanması ortalama 2 ile 6 ay arasında sürmektedir. ARS Danışmanlık olarak, 2019 yılında takip ettiğimiz uluslararası dosyalarda, 1 yıldan genç olan alacaklarda ilk tahsilatı ortalama 3 hafta içerisinde gerçekleştirdik. Buradaki ilk tahsilat vurgusu şunu da kapsamaktadır; kimi zaman uzlaşma görüşmelerinde, yurtdışındaki borçlu firmayla yapılan müzakereler sonucu yeniden yapılandırmaya gidilebilmektedir. Müşterilerimizin de onayıyla kabul edilen ödeme planlarındaki ilk taksit de, yine ilk tahsilat olarak kabul edilir.

Yurtdışındaki borçların tahsil süresi, borcu gösterir belgelerin çokluğuna, delil teşkil eden belgelerin güçlü olmasına ve en önemlisi borcun yaşına göre değişkenlik göstermektedir. Hukuki takip öncesindeki uzlaşma aşamasında öngörülen 2 ile 6 ay arasındaki tahsilat süresinin böylesine geniş bir aralıkta olmasının da sebebi budur. Genel müdürümüz Ayşe Burcu Arslan, ‘Etkin Tahsilat Teknikleri’ konulu eğitimlerinde tahsilat aşamaları, borçlu psikolojisi ve müzakere yolları gibi konulara değinerek, tahsilat sürelerinin kısaltılmasına yönelik ipuçlarını detaylıca paylaşmaktadır. Eğitimlerimizle ilgili bilgi almak için bizimle iletişime geçebilirsiniz: tahsilategitimi@arsdanismanlik.com

ARS Danışmanlık olarak bugüne kadar binlerce uluslararası B2B Ve B2C dosyada çalıştık. En sık karşılaştığımız sorunlardan biri, borcu gösterir belgeler arasında, taraflar arasındaki sözleşme eksikliği oluyor maalesef. Veya borçlu firmaya ait resmi belgelerin (faaliyet belgesi gibi..) olmadığını görüyoruz. Bu sebeple müşterilerimize, yurtdışındaki mevcut veya yeni müşterileriyle ilgili bir ön araştırma ve istihbarat yapmalarını da öneriyoruz. Uluslararası risk yönetim hizmetlerimiz sayesinde, yabancı firmalar hakkında kredi ve risk raporları da temin edebilirsiniz. Alacaklarınızın tahsilini hızlandırmak ve tahsilat risklerinizi azaltmak için, her konuda uzman kadromuzla yanınızdayız.

 

Ayşe Burcu ARSLAN DEMİRTAŞ

Genel Müdür | ARS Danışmanlık